Bu kitap genel olarak 10 üzerinden 7 verebileceğim iyi bir kitap ama Paulo Coelho’nun en iyi kitabı değildi (en kötü kitabı da değil). Kitap, iyi ile kötünün arasındaki bağlantıyı ve yarışı konu alıyor. Ailesini bir kaçırılma olayında kaybeden ve kötülüğe teslim olmuş yabancının küçük bir köye gidip köy halkına yaptığı teklif ile iyi ve kötü ayrımını anlamaya çalışmasını konu alıyor. Bu köyde tanıştığı genç kadınla sohbetleri ve yaşadıkları olaylar ikisinin de hayata bakışlarını değiştirir.

Paulo Coelho kitaplarının en sevdiğim özelliği genellikle arada anlatılanların kitabın kendi asıl olayından daha etkileyici olması. Yazar çoğu zaman ana öyküyü yalnızca düşüncelerini aktarmak için bir araç olarak kullanıyor. Bu kitapta da ana öykünün yanında yer alan yine çok etkileyici sohbetler var. Bu sohbetlerin yanında, kitapta sürekli vermek istediği mesaja iten küçük hikayeler yer alıyor. Bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum:

“Leonardo Da Vinci “son akşam yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde
büyük bir güçlükle karşılaştı. İyiyi isa’nın bedeninde, kötüyü de isa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde o’na ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı. Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında korodokilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. O’nu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız eskiz çizdi. Aradan üç yıl geçti… “Son akşam yemeği” neredeyse tamamlanmıştı, ancak Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. Leonardo’nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı…
Günlerce aradıktan sonra Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam
buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda
kaldırım kenarına yığılmıştı… Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi, zira artık eskiz çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcıları adamı ayağa diktiler. Zavallı başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görünen inançsızlığı, günahı,bencilliği resme geçiriyordu… Ressam işini bitirdikten sonra sarhoşluğun etkisinden kurtulan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü.şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: “Ben bu resmi daha önce gördüm.” “Ne zaman?” diye sordu ressam… O da şaşırmıştı! “Üç yıl önce… Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce… O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa’nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti…” İyi ve kötünün yüzü aynıdır… Her şey insanın yoluna ne zaman çıkacağına bağlıdır….”

Bu hikaye sadece kitabın içinden minik bir örnek. Bu gibi hikayelerden bu kitapta bolca var. Bunların dışında, aralarındaki diyaloglardan da çok beğendiğim parçalar var ama onlardan paylaşıp da kitabın heyecanını kaçırmak istemiyorum. Hafif ve akıcı bir dili olduğu ve kitap zaten kısa olduğu için çabucak, bir günde bitiveriyor. Okumanızı tavsiye ederim. Bu kitabı okuduysanız siz nasıl buldunuz?

KİTAP: Şeytan ve Genç Kadın – Paulo Coelho” için 2 yorum

  1. Bu kitabını okumadım, aralardaki hikayeleri ben de seviyorum. Akıcı bir dili olduğu icin ayri bir keyifli okunuyor kitaplari. Bu guzel tavsiyeyi degerlendiriyor ve kitabi listeme alıyorum:) teşekkürler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s