Çok kötü bir kitap değil ama pek bayılarak da okumadım. Sıralama olarak İkigai’den daha iyi, Hygee’den daha kötü diyebilirim. İsveçlilerin hayatlarını ne kadar dengeli yaşadıklarını konu alıyor. Lagom, kelime anlamıyla “ne çok az ne çok fazla, tam kararında” demekmiş. Hayata oturtulması gereken güzel bir konu olduğunu düşünüyorum ama bu kitapta biraz fazla abartılmış. Ne olduğunu açıklayıp alt başlıklar dahil 20 sayfada bitirilebilecek bir konuyken gereksiz uzatılmış ve teker teker “işte lagom, dışarıda lagom, yemekte lagom, arkadaşlarla lagom, vs.” şeklinde ele alınmış. Bu şekilde uzatılmış olması beni okurken bunalttı ve sıkılmama sebep oldu.

Biraz da yazara gicık oldum sanırım. Tamam, kendilerinin başarılı olduğu bir konuyu anlatıyor biliyorum ama o kadar kendilerini överek anlatıyor gibi bir tonu var ki kendileini bu kadar mükemmele yakın görerek anlatır tonu benim sinirimi bozdu. Tabi ki iyi olabilirler ama bu kadar kendilerini yere göğe koyamama durumu da hoş değil.

Şimdi kısaca kitaba göre “lagom” yaşayabilmek için özen gösterilmesi gerekenleri ve İsveçlilerin dikkat ettikleri şeyleri, onların yaşam sistemlerinde olanları paylaşacağım (bir çeşit kitap özeti):

  • Lagom, genel olarak bir şeyin yeterli miktarda olmasının en ideal olduğunu ve fazlasına gerek duyulmamasını ifade eder. Kahveyi az sütlü seviyorsanız fazladan süt koymaya gerek duyulmaması gibi…
  • İş saatlerini sınırlı tutup o saatlerde tam çalışmak yeterlidir. İsveçliler çalısmaya çok önem vermelerine rağmen sözleşmedeki çalışma saatleri bitince işten çıkarlar ve iş saatleri içinde de 15 dakikalık “fika” denilen bir çeşit çörek kahve keyfi yaparlar. İş saatleri dışında da “fika” denilen kahve molası zamanlarına çok özen gösteriyorlar.
  • Erkek-kadın eşitliği var. Kadınlar kadar erkeklerin de doğum izni var ve erkekler de kadınlar kadar çocukları ile ilgileniyorlar. Hatta orada çocuklarını gezdiren babalara “latte babaları” deniyormuş.
  • Kendilerine ait zamanları ve hobileri olduğu gibi aileye de ayırdıkları özel zamanları var. Bunlar gibi bir de dinlenmeye ayırdıkları zamanları var ve dinlenme gününde yemek olarak bile sandviç gibi kolay yiyecekleri tercih ediyorlar ki yemek yapmak yormasın.
  • Organik yaşam ve piknik yapmak önemli. Mümkünse yenilen yiyecekleri bahçedn toplamak, huzurlu güzel zaman için sık sık basit yiyeceklerden oluşan pikniklere gitmek ve doğada bulunmak değerli.
  • Tutumlu olmak, haftada bir dolapta kalan malzemelerle yemek yapmak, geri dönüşüm yapmak “lagom”.
  • Sürdürülebilir, geri dönüştürülebilir, sade ama gösterişli tipte mobilyalar ve kıyafetler de dengeli hayatın bir parçasıdır (bkz.: IKEA, Fjallraven Kanken, Filippa K, ECCO). Konfora öncelik verin.
  • “Kötü hava yoktur, sadece kötü giysiler vardır.”
  • Mütevazi egzersiz (çok yüklenilmeden yapılan egzersiz), toplu tasıma kullanımı, rafting ya da karavan kiralamak gibi açık hava gezilerini tercih etmek önemlidir.
  • Dramaya yer yok. İsveç’te herkes birbirine düşündüğünü söyler.
  • Herhangi bir hobi için bir klübe katılınca hem hayat hobiler ile dengelenmiş olur hem de arkadaşlar kazanılır.
  • İsveçte herkes birbirinin kendine düşen görevi getireceğine dai birbirine güvenir. Güven önemlidir.

Son olarak, yazarın dengeli yaşamı da aşırıya kaçırmamanın gerekliliği hakkındaki paragrafını beğendim:

IMG_9156

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s